chevron-down chevron-left chevron-right chevron-up home circle comment double-caret-left double-caret-right like like2 twitter epale-arrow-up text-bubble cloud stop caret-down caret-up caret-left caret-right file-text

EPALE

Electronic Platform for Adult Learning in Europe

 
 

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Organisation area of activities/interests:

Comments

  • MEHMET KAYA's picture

                    Halk Eğitimi Merkezinde idareci olarak çalışıyorum. Her gün kurs ve kursiyer müracaatlarımız arasında yoğun bir çalışma sürdürdüğümüz bir günde yanında işitme engelli çocuğuyla kurumumuza gelen anne bütün dikkatimizi üzerine çekmişti. Anne sanki çocuğunu arkasına gizliyordu ve çekine çekine bir şeyler söyleyecekti. Ama engelli annesi olmak…. Karşılaştığı zorluklar, engeller, ön yargılar…

                Çocuğun adı  İsmail Uçar; işitme engelli, on yedi on sekiz yaşında. Ailesi özellikle de anne çocuğuna ilgili ve duyarlı. Annenin tek başına mücadelenin içinde olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Kırklı  yaşlarda olmasına rağmen görünen yaşı elli beşti.

    ortaokuldan sonra İsmail ile ilgili ne yapacaklarını bilemediklerini, zamanının büyük bölümünü evde geçirmek zorunda olduğunu, sıkıldığını ve agresif tavırlar sergilediğini ağlayarak anlattı.

                İsmail’e gelince engelinden dolayı konuşamayan, konuştuğu ifadelerde analaşılmayan, içe kapanık, ürkek bir o kadar tedirgin.. Sanki annesine beni niye buraya getirdin der gibi tepkili….

              

                Halk Eğitimi Merkezi  müdürlüğü olarak ne yapabilirdik? İsmail’e nasıl yardımcı olabilirdik? Bu sorunun cevabı olarak öncelikle çocuğun ev ortamından kurtarılması için kendisine özel  bilgisayar kursu açmaya karar verdik. Kursu bilgisayar formatörü de olduğum için benim vermem uygun görüldü. Kursu planladık ve İsmail’e engelli olmasının verdiği tek kişilik kurs açma imkanını sunmaya karar verdik. Aileyi arayarak planlamadan haberdar ettik.

                 Kursu açtık ve hafta içi her gün 09.00-12.00 saatleri arası İsmail kursa gelmeye başladı. İlk günler annesiyle kursa gelip gidiyordu. Bu sürede  İsmail tedirgin, içe kapanık, ürkek ve kızgındı. Ama iki üç günde İsmail gülmeye ve bizim sorularımıza cevap vermeye başlamıştı. Kısaca rahatlamaya başlamıştı.

    Bu süreçte İsmail halk eğitimin kursiyeri değil de bir personeli gibi kendisine sevecen, şefkatli ve merhametli yaklaşılıyordu.

                Yüz altmış saatlik bilgisayar kursu bu ortamda yürütülmeye devam etti. İsmail işitme engelinden dolayı beni duyamıyor; ama göz, el ve işaret yoluyla anlaşa biliyorduk. Öğretici olarak ben önce çalışmayı yapıyorum o da yapılanın aynısını tekrar ederek öğrenmeye devam ediyordu.  Başarılıydık…Bilgisayarı açma-kapama ,Oyunlar oynama, Word ve  Power Point programları onun için çok eğlenceliydi.

                İsmail dikkatini uzun süre bilgisayar eğitimine odaklayamıyordu. Başka bir eğitim etkinliği yapalım diye düşündüm  ve özel becerim olan kıl destere çalışmasını da eğitimin içine kattım. İsmail aldığı Bilgisayar eğitiminden çok kıl destere çalışmalarını daha çok seviyordu .Kendisi Fenerbahçeli olduğu için Fenerbahçeli bir saat yapmaya karar verdik. Müthiş ilgi, heyecan ve çaba gösteriyordu.. Bilgisayar  ve Kıl destere çalışmaları birlikte günler geçti;Kursun başlama saatini hiç geçirmediği gibi bitiş saatini de hiç geçirmiyordu.. tam bir zaman makinası bir saniye ne ileri ne geri..

                Artık bize Günaydın ,Hayırlı Günler diliyor ve gelemeyeceği zaman da telefondan mesaj atıyor, özür diliyordu.. Kısaca İsmail sosyalleşme de çok önemli kazanımlar elde etmişti. Kurs sonunda İsmail iletişim kuran ve bundan büyük zevk alan özgüveni yükselmiş ,çevresin de olup bitene duyarlı.. Konuşmaları anlaşıla bilecek kadar rahatlamıştı.

                Annesi çocuğundaki bu değişimi şu sözlerle özetliyordu: “Evden çıkaramadığım oğlum; iki km uzaklıkta olan İlçe merkezine gidiyor,  akşamları da kendi dönüyor ve gelirken de bana ekmek getiriyor. Bunun için sizlere minnettarım” diye duygularını ağlayarak ifade ediyordu.

                Kurs bitti, İsmail İlçe Milli Eğitim Müdürümüz, Belediye Başkanımız ve Kaymakamımızın da katıldığı bir törende Kurs Sertifikasını aldı. İsmail; artık konuşuyor, teşekkür ediyordu. En önemlisi de evden çıkmak istemeyen İsmail sosyal hayatın her alanın da kendini gösteriyordu.

                İsmail şimdi ne mi yapıyor? Belediyemiz de çalışıyor ve normal yaşından on yaş fazla gösteren annesine her akşam ekmek götürüyor. Bize de gördüğü yerde selam veriyor; çay ısmarlıyor. Bize de onun yüzündeki gülücükleri gördükçe  manevi hazzını yaşamak kalıyordu.Kişinin Durumuna göre esnek bir Programı uygulamanın sonucunun başarılı olduğunu gördük

                Kim bilir? İsmail de bizim elimizden tutar…ama dünya da ama ahirette..

     

  • MEHMET KAYA's picture

                    Halk Eğitimi Merkezinde idareci olarak çalışıyorum. Her gün kurs ve kursiyer müracaatlarımız arasında yoğun bir çalışma sürdürdüğümüz bir günde yanında işitme engelli çocuğuyla kurumumuza gelen anne bütün dikkatimizi üzerine çekmişti. Anne sanki çocuğunu arkasına gizliyordu ve çekine çekine bir şeyler söyleyecekti. Ama engelli annesi olmak…. Karşılaştığı zorluklar, engeller, ön yargılar…

                Çocuğun adı  İsmail Uçar; işitme engelli, on yedi on sekiz yaşında. Ailesi özellikle de anne çocuğuna ilgili ve duyarlı. Annenin tek başına mücadelenin içinde olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Kırklı  yaşlarda olmasına rağmen görünen yaşı elli beşti.

    ortaokuldan sonra İsmail ile ilgili ne yapacaklarını bilemediklerini, zamanının büyük bölümünü evde geçirmek zorunda olduğunu, sıkıldığını ve agresif tavırlar sergilediğini ağlayarak anlattı.

                İsmail’e gelince engelinden dolayı konuşamayan, konuştuğu ifadelerde analaşılmayan, içe kapanık, ürkek bir o kadar tedirgin.. Sanki annesine beni niye buraya getirdin der gibi tepkili….

              

                Halk Eğitimi Merkezi  müdürlüğü olarak ne yapabilirdik? İsmail’e nasıl yardımcı olabilirdik? Bu sorunun cevabı olarak öncelikle çocuğun ev ortamından kurtarılması için kendisine özel  bilgisayar kursu açmaya karar verdik. Kursu bilgisayar formatörü de olduğum için benim vermem uygun görüldü. Kursu planladık ve İsmail’e engelli olmasının verdiği tek kişilik kurs açma imkanını sunmaya karar verdik. Aileyi arayarak planlamadan haberdar ettik.

                 Kursu açtık ve hafta içi her gün 09.00-12.00 saatleri arası İsmail kursa gelmeye başladı. İlk günler annesiyle kursa gelip gidiyordu. Bu sürede  İsmail tedirgin, içe kapanık, ürkek ve kızgındı. Ama iki üç günde İsmail gülmeye ve bizim sorularımıza cevap vermeye başlamıştı. Kısaca rahatlamaya başlamıştı.

    Bu süreçte İsmail halk eğitimin kursiyeri değil de bir personeli gibi kendisine sevecen, şefkatli ve merhametli yaklaşılıyordu.

                Yüz altmış saatlik bilgisayar kursu bu ortamda yürütülmeye devam etti. İsmail işitme engelinden dolayı beni duyamıyor; ama göz, el ve işaret yoluyla anlaşa biliyorduk. Öğretici olarak ben önce çalışmayı yapıyorum o da yapılanın aynısını tekrar ederek öğrenmeye devam ediyordu.  Başarılıydık…Bilgisayarı açma-kapama ,Oyunlar oynama, Word ve  Power Point programları onun için çok eğlenceliydi.

                İsmail dikkatini uzun süre bilgisayar eğitimine odaklayamıyordu. Başka bir eğitim etkinliği yapalım diye düşündüm  ve özel becerim olan kıl destere çalışmasını da eğitimin içine kattım. İsmail aldığı Bilgisayar eğitiminden çok kıl destere çalışmalarını daha çok seviyordu .Kendisi Fenerbahçeli olduğu için Fenerbahçeli bir saat yapmaya karar verdik. Müthiş ilgi, heyecan ve çaba gösteriyordu.. Bilgisayar  ve Kıl destere çalışmaları birlikte günler geçti;Kursun başlama saatini hiç geçirmediği gibi bitiş saatini de hiç geçirmiyordu.. tam bir zaman makinası bir saniye ne ileri ne geri..

                Artık bize Günaydın ,Hayırlı Günler diliyor ve gelemeyeceği zaman da telefondan mesaj atıyor, özür diliyordu.. Kısaca İsmail sosyalleşme de çok önemli kazanımlar elde etmişti. Kurs sonunda İsmail iletişim kuran ve bundan büyük zevk alan özgüveni yükselmiş ,çevresin de olup bitene duyarlı.. Konuşmaları anlaşıla bilecek kadar rahatlamıştı.

                Annesi çocuğundaki bu değişimi şu sözlerle özetliyordu: “Evden çıkaramadığım oğlum; iki km uzaklıkta olan İlçe merkezine gidiyor,  akşamları da kendi dönüyor ve gelirken de bana ekmek getiriyor. Bunun için sizlere minnettarım” diye duygularını ağlayarak ifade ediyordu.

                Kurs bitti, İsmail İlçe Milli Eğitim Müdürümüz, Belediye Başkanımız ve Kaymakamımızın da katıldığı bir törende Kurs Sertifikasını aldı. İsmail; artık konuşuyor, teşekkür ediyordu. En önemlisi de evden çıkmak istemeyen İsmail sosyal hayatın her alanın da kendini gösteriyordu.

                İsmail şimdi ne mi yapıyor? Belediyemiz de çalışıyor ve normal yaşından on yaş fazla gösteren annesine her akşam ekmek götürüyor. Bize de gördüğü yerde selam veriyor; çay ısmarlıyor. Bize de onun yüzündeki gülücükleri gördükçe  manevi hazzını yaşamak kalıyordu.Kişinin Durumuna göre esnek bir Programı uygulamanın sonucunun başarılı olduğunu gördük

                Kim bilir? İsmail de bizim elimizden tutar…ama dünya da ama ahirette..