Blog
Blog

Otomasyon Çağında Beceri Eğitimi: Eşitsizlikler Güçlendiriliyor mu?

Otomasyon teknolojisinin iş piyasasında ihtiyaç duyulan iş gücü ve beceriler üzerinde nasıl bir etkisi olacaktır?

Skills training in the age of automation: Reinforcing inequalities?

Alexandra Ioannidou’nun blog yazısı

Otomasyon teknolojisinin iş piyasasında ihtiyaç duyulan iş gücü ve beceriler üzerinde nasıl bir etkisi olacaktır? Becerilerdeki değişim talebi refah içindeki demokratik topluluklarda eşitsizliğin artmasının sebebi mi olacak?

Günümüzün en zorlu soruların ikisi bunlardır. 2013 yılının başında Oxford’dan Frey ve Osborne’nun yaptığı çalışma gösterdi ki ABD’deki işçilerinin %47’si yüksek otomasyon riskiyle (gelecek 10, 20 yıl içinde %70’in üstünde bir olasılıkla bilgisayar ve algoritmalar tarafından yapılma ihtimali olan işler olarak tanımlanmaktadır.) karşı karşıyadır. O zamandan beri Ekonomist dergisine(24 Nisan 2018) göre “Batıyı otomasyon endişesi sardı”.

İşyerlerinde otomasyonun geleceği ve bu tür zorluklarla eğitim sisteminin nasıl başa çıkacağı politik karar alma sürecinde temel sorunlar olarak görülmektedir. Otomasyon teknolojisinin ilerlemesiyle beraber geçmişte kalma riski taşıyan işlerin sayısının hesaplanması kullanılan metodolojiye göre büyük çeşitlilik göstermektedir.  Frey ve Osbron tarafından kullanılan iş bazlı yaklaşım Arntz, Gregory, & Zierahn (2019)’ın yaptığı görev bazlı yaklaşım, yerini alma konusunda daha yüksek risk taşıdığını göstermektedir, ikinci yaklaşım ise birçok makineleştirilebilen işin makineleştirilmesi zor olan görevlerin önemli ölçüde paylaşılmasını da kapsamakta olduğunu ileri sürmektedir.

İş makineleştirilmesinde riskin hesaplanmasıyla ilgili bulgulardaki önemli değişkenlere rağmen, bütün çalışmalar teknolojinin değişmesiyle düşük becerili ve yaşlı çalışanların durma veya yeri değiştirilme tecrübesi yaşamasının daha olası olduğunu göstermektedir.

Teknolojik değişimin toplu işsizliğe yol açacağı düşüncesi yeni değildir. Bu fikir işten tasarruf eden teknolojilerin çıkışından, ilk Endüstriyel devrimden çok daha öncesinde öne sürülmüştür. Otomasyon ve teknolojik ilerlemelerin geçen iki yüzyılda insan iş gücünü ortadan kaldırmamıştır; uzun süreç içinde, bu teknolojilerin benimsenmesi ve yayılması aslında üretimin beklenmedik şekilde büyümesini ve istihdamın artmasını sağlamıştır.

Ancak, yapay zeka, robot bilimi, ileri düzey makineleşme sektörün dönüşümünü hızlandıracak, beceri tedariki ve beceriler talebi noktasında önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu gelişmeler ilk olarak, yaşlı ve herhangi bir becerisi olmayanları, makineleşme ve yeşil ekonomiye doğru olan sosyo-ekonomik dönüşüm nedeniyle işi tehlike altına girecek olan işçileri etkileyecektir. Dahası, genç yetişkinler gelecekte toplumda yaşanacak büyük karışıklıklarla karşılaşacaklardır. 2008 ekonomik krizi, Büyük Gerilemenin baş göstermesi okuldan işe geçiş sorunlarını, becerilerin uygunsuzluğu problemini ortaya çıkarmış, özellikle de Avrupa’nın güneyinde ve gençler arasında büyük oranda işsizliğe neden olmuştur. Bir de bunlar yetmezmiş gibi, AB-27 iş pazarında birçoğu orta ve düşük beceriler gerektiren hizmet sektörüne ait 45 milyon iş, Kovid-19 kısıtlamaları nedeniyle büyük bir riske maruz kaldığı ortaya çıkmıştır.

Birçok çalışan, gelecek yıllarda farklı sektörlere kayması veya işini garantilemek için yeni beceriler kazanması gerecektir.

Becerilere yatırım yapmak ekonominin değişen taleplerine ayak uydurmayı kolaylaştırmanın yanı sıra Büyük Gerilemenin ve salgının orta ve uzun vadeli sonuçlarıyla başa çıkmak için alınan kamu politikalarıyla ilgili işin sadece tek bir boyutudur.

Bazı Avrupa ülkeleri yeni beceriler kazandırma ve var olan becerileri geliştirmek için dijital becerilere yatırım(Almanya) yaparak ya da yeni beceriler için hazırlanan Ulusal plan(İtalya) aracılığıyla AB fonlu İyileşme ve Dayanıklılık olanaklarını kullanarak, yeşil ekonomiye geçişi destekleyen ulusal beceri stratejileri geliştirdiler. Alman Ulusal Beceriler Stratejisinde, devam eden eğitim ve öğretim; dijitalleşme, makineleşme ve ekonomik modernleşmenin tehdidi altında olan sektörlerde iş fırsatlarının korunması ve büyütülmesi en önemli unsur olarak görülmektedir.

Avrupa düzeyinde, beceri kazanma, yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenmeyi destekleyen birçok girişimi bulabiliriz. Tüm insanları öğrenme yolculukları ve beceri kazanmaları noktasında destekleyen  Yenilenen Yetişkin Eğitimi Avrupa Gündemi ve Avrupa Beceriler Gündemi’nden Avrupa Sosyal Haklar Destekçisi belgelerine kadar. Toplumda aktif katılım için kapsayıcı ve kaliteli eğitim, öğretim ve hayat boyu öğrenmenin ve iş pazarında başarılı bir geçişin öneminin altını çiziyorlar.

 

 

 

Bu politik çabaları tehlikeye sokan açık bir problem ise yetişkin eğitim ve öğrenmeye erişim konusundaki eşitsizliktir. Araştırmalar, en başta başlayan eğitim eşitsizliklerinin yaşam boyunca devam ettiğini ortaya koymaktadır. Zaten iyi eğitim almış ve nispeten daha güvenli mesleki konumları olanlar hayatları boyunca zaman içinde eğitim yatırımlarıyla avantajlı oluşlarını arttırıyorlar. Makineleşme yüzünden işi büyük tehlikeye giren çalışanların daha az risk taşıyan işlerde çalışan akranlarına göre yetişkin eğitimine daha az katılma eğiliminde olduğu ve eğitime katılmak için bazı engellerle karşılaştığı bulunmuştur; bu ülkenin refah rejimine bakılmaksızın oldukça yüksek bir durumdur.

Bulgular aynı zamanda şirketlerin zaten yüksek becerileri olan bu çalışanları becerilerini daha ileriye taşımaları için teşvik ettiğini de göstermektedir. İlginç bir şekilde, 2019 Financial Times’ın raporuna göre Birleşik Krallık ’ta işverenleri eğitime daha fazla para harcamaya zorlamak için “çıraklık harcı” diye bir şey çıkardılar. Buna yanıt olarak, şaşırtıcı sayıda şirket “çıraklık” için yöneticilerini iş okullarına gönderdiler. Politika ile bir müdahale olmadan, işçi ve işveren eşitsizliği şiddetlendiren davranışlarda bulunma eğilimi göstermektedirler: becerilere özel yatırımlar zaten yüksek becerili olanları orantısız bir şekilde desteklemektedir.

Güçlü politik taahhütler ve çarpıcı kamu yatırımları olmadan, eğitime en çok ihtiyacı olanlar en az bu imkanı elde edenler olacaktır; eşitsizlikler devam ettirilecektir. Aktif iş pazarı tedbirleri, esnek ve açık eğitim ve öğretim sistemlerinde kamu harcamaları, beceri tanıma sistemleri, en savunmasız grupları hedef alan programlar yetişkin eğitim ve öğretime katılımın bölünmüş seviyelerini geniş çaplı olarak güçlendirmek ve yapısal kısıtlamaları azaltmak açısından önemli bir rol oynayabilmektedir.

Bu tür politikalar iki yönde eşitsizliği ele almaktadır: Birincisi, artan sayıda insan için öğrenme fırsatlarına erişim ve dolayısıyla yetişkin eğitim ve öğretiminin parasal ve parasal olmayan getirilerinden yararlanma olanağı sağlarlar. İkincisi, MIT'den David Author'ın (2014) belirttiği gibi, nüfusun genel beceri düzeyinde bir artışa yol açarlar, bu da beceri priminin etkilerini hafifletebilir ve kazanç eşitsizliklerinin azalmasını sağlar.

 

Login (14)

Başka bir dil?

Bu belge başka dillerde de mevcuttur. Lütfen aşağıdan birini seçin.
Switch Language

Want to write a blog post ?

Don't hesitate to do so! Click the link below and start posting a new article!

Son tartışmalar

Yönetim ve Ekip Değişiklikleri Yetişkin Eğitiminde Engel oluşturur mu?

Sık sık değişen lider ve kurum yönetimleri,gelişim ve değişime engel teşkil eder mi?Fikirlerinizi ve görüşlerinizi, önerileri değerli buluyor ve önemsiyoruz.

Devamı

EPALE Tartışma: Dönüşümsel Öğrenme ve Yaşam Becerileri

Dönüşümsel öğrenme ve yaşam becerileri hakkında görüşlerinizi paylaşın!

Devamı

EPALE 2021 Tematik Gündemler. Hadi başlayalım!

Uzmanlığınız ve katkılarınızla  yoğun geçecek olan önümüzdeki bu yılı zenginleştirmeye davet ediyoruz!

Bu yıla online görüşmeye katılarak başlayalım. Online görüşme 09 Mart 2021 Salı günü 10: 00-16:00 (CET) arasında gerçekleşecek. (Avrupa saat dilimine göre)

Devamı